MISIR  TARIMI

1-GİRİŞ

        Mısır dünyada ekim alanı bakımından buğday ve çeltikten sonra 3. sırada yer alırken üretim miktarı bakımından ilk sırada yer almaktadır. Mısır ekim alanı, ülkemizde ise yıllar itibari ile değişmekle birlikte 500-550 bin ha., üretim miktarı ise yaklaşık 2.3 milyon ton civarlarında gerçekleşmektedir. Bu üretim alanının % 50-60'ında hibrit tohum kullanılmaktadır. Türkiye'nin üretimi tüketimini karşılayamadığından her yıl bir milyon ton civarında mısır ithal edilmektedir. Bu nedenle mısır ülkemiz için vazgeçilmez bir üründür.

             Çizelge 1. Yıllar İtibariyle Ülkemizde Mısır Ekiliş ve Üretimi (1999-2002)

Mısır

Yıllar Alan(Ha) Üretim (Ton) Verim (kg/Ha)
1999 518 000 2 297 000 4 434
2000 555 000 2 300 000 4 144
2001 550 000 2 200 000 4 000
2002 500 000 2 100 000 4 216

                  Kaynak: www.Tarim.gov.tr.

 

            K.Maraş il sınırları içerisinde, 2004 yılında, 16.710 hektar alanda I. ve II. ürün mısır ekimi yapılmış ve toplam 18.700 ton ürün elde edilmiştir. 2002 yılı itibari ile ilimiz ülke mısır üretiminin % 1.6’ını karşılamış ve il ve ülke ekonomisine yaklaşık 2.5 trilyon TL. katkı sağlamıştır.

 

        Çizelge 2.Yıllar İtibariyle İlimizde Mısır Ekiliş ve Üretimi (2002-2004)

Mısır

Yıllar

Alan(Ha)

Üretim (Ton)

Verim (KG/Ha)

I.Ürün

II.Ürün

I.Ürün

II.Ürün

I.Ürün

II.Ürün

2002

3.965

4.000

36.855

39.000

9.295

9.750

2003

3.235

5.100

29.235

46.350

9.037

9.088

2004

6.710

10.000

29.350

79.900

10.800

7.900

                     Kaynak:K.Maraş Tarım İl Müd.Proje İst.Şb.Verileri.

 

    2- MISIR BİTKİSİNİN İKLİM İSTEKLERİ

    2.1. Mısırın Sıcaklık İsteği : Normal olarak Mısır bitkisi 10-11 C0’de çimlenmeye başlamakta, 5-10 cm derinliğindeki toprak sıcaklığı 15 C0’ye ulaştığında  çimlenme olayı hızlanır ve ekimden 7-10 gün sonra toprak yüzüne çıkar. Sıcaklık 32 C0’ye ulaştığında kök ve sap uzamasında ani bir azalma görülür ve sıcaklık 40 C0’ye ulaşınca çimler ölür. Öte yandan sıcaklık 9 C0’nin altına düşerse de kök uzaması durur.

Mısır üretimi için ideal sıcaklık 24-32 C0’ler arasıdır. Mısır bir sıcak iklim bitkisi olmasına rağmen aşırı sıcaklık isteyen bir bitki değildir.

    2.2. Işık İsteği : Döllenmeden sonraki ilk bir kaç gün, verimi etkileyen diğer faktörler gibi ışıklanma açısından da bitkiler için kritik bir dönemdir. Bu konuda yapılan araştırmalarda; döllenmeden sonraki ilk 3 günlük dönemde % 90 gölgelenme (tam bulutluluk) bir melezin verimini % 25 düşürdüğünü; altı günlük gölgelenme % 71 düşürdüğü belirlenmiştir. Gölgelenmeye daha toleranslı bir melezde bile % 16-44 arasında verim azalması belirlenmiştir. Ancak güneş enerjisinin yüksek olduğu aşırı sıcak bir günde de bol ışık alan tepedeki yapraklarda bile yüksek sıcaklık, fotosentezin tamamen durabileceği unutulmamalıdır. 

    2.3. Ortalama Bağıl Nem İsteği : Mısır için optimum ve minimum bağıl nem değerleri sıcaklığa ve alınabilen su miktarına bağlı olmakla birlikte; genel olarak nem % 60’ın altına düşmemesi gerekir. % 50 düzeylerine inen bağıl nem ortamında bitki, maksimum transprasyondan sonra stomalarını kapatmak zorunda kalır.  Nemin % 75’den % 50’ye düşmesi su tüketimini iki katına çıkarır.

Mısır bitkisinin özellikle tozlanma dönemindeki düşük hava neminden olumsuz etkilenmesi tane bağlamayı aksatır ve transprasyonla su kayıplarını arttırır. Döllenme stresi nem stresiyle birlikte % 6 dişi çiçekteyken her gün için    % 3 verim kaybı yaparken, % 75 dişi çiçekteyken her gün için verim kaybı % 7 olduğu belirtilmektedir. Dane doldurma dönemdeki nem stresinden dolayı stresli her gün için verim düşüşünü % 4.1 olarak bulunmuştur.  

    3- TOPRAK İSTEĞİ

            Mısır bitkisinin toprak seçiciliği fazla değildir. Uygun ve zamanında işlenen ve gerekli bitki besin maddeleri verilen değişik tip topraklarda mısır başarıyla yetiştirilebilir. Ancak, mısır bitkisi en iyi gelişmeyi ve en yüksek verimi organik madde ve bitki besin maddelerince zengin, drenajı ve havalanması iyi olan derin, sıcak, tınlı topraklarda gösterir. Aşırı asit ve aşırı alkali topraklar mısır yetiştiriciliği için uygun değildir. En uygun pH derecesi 6-7 dir. Mısır çimlenme döneminde tuzluluğa dayanıklıdır. Bununla beraber tuza ve tuzlu sulama suyuna hassas bitkiler grubundandır.

    4- TOPRAK HAZIRLIĞI

    4.1. Ana Üründe Toprak Hazırlığı : Ana ürün mısır için en iyi tohum yatağı, ilk sürümü derin sürüm ile başlayan toprak işleme sistemidir. Derin sürüm işlemi, dipkazan, kulaklı pulluk, diskli pulluk ve çizel gibi toprak işleme aletleri ile yapılabilir.

    4.2. İkinci Ürün Mısır Yetiştiriciliğinde Toprak Hazırlığı: İkinci ürün mısır yetiştiriciliğinde genellikle 3 değişik toprak işleme yöntemi kullanılır.

    4.2.1. Klasik Toprak İşleme: Toprak pullukla derin sürüldükten sonra tohum yatağının hazırlanmasıdır. Fakat II. Ürün mısır yetiştiriciliği için maliyeti yüksekliğinden dolayı tercih edilmez.

    4.2.2.Azaltılmış Toprak İşleme: Toprak işlemesinde pulluğun devreden çıkarılarak, goble, diskaro, rotatiller, rotavatör v.s. aletlerle tohum yatağının hazırlanmasıdır.

    4.2.3.Sıfır Toprak işleme: A.B.D.’de oldukça yaygınlaşan bu yöntem yurdumuzda henüz yaygın değildir.

II. ürün mısır yetiştiriciliğinde en uygun toprak işleme şekli azaltılmış toprak işleme şeklidir. Toprak işleme derinliği de 15 cm den az olmamalıdır. II. Ürün mısır yetiştiriciliğinde zamanın önemine binaen toprak hazırlığında ekim+ sulamanın, sulama + ekime göre 10-12 günlük erkencilik sağladığından dolayı bu ekim şekli önerilebilir. Bu sayede de II. ürün için daha geççi çeşitlerin yüksek verim kabiliyetinden faydalanılmış olur.

    Buğday hasadından sonra elimizde bulunan mevcut aletlerle II.ürünün ekilebilmesi için sapların sap parçalama ile parçalanıp toprağa gömülmesi gerekir. Bu gömülme işlemi:

1-     Pulluk+ Diskarow+Tapan   veya

2-     Kültüvatör veya Çizel+Diskarow+Tapan ile işlemeden sonra ekim yapılabilir.

    5- EKİM ZAMANI

            Mısır tarımında ekim zamanı verimi önemli derecede etkileyen faktörlerden biridir.  Bu nedenle I.üründe çok erken ekimlerden kaçınmalıyız. Mısırın ana  ürün olarak ekilmesi halinde Nisan ayı son haftası ile Mayıs ayının ilk haftası arasındaki ekilişlerin en uygun olduğu, II.ürün ekilişlerinde ise buğday hasadından hemen sonra (Haziranın 3.ve 4. haftası)  en geç Temmuz ayı başına kadar ekim işlemi gerçekleştirilmelidir.

5.1.Ana ürün mısırda erken ekimin riskleri ;

1-Soğuk ve nemli toprakta çimlenme gecikir, istenilen bitki sıklığı sağlanamaz.

2-Toprak işleme zorlaşır, yabancı ot kontrolü iyi olmaz.

3-İlkbaharın son donlarından zarar görebilir.

5.2.Erken ekimde  riksi azaltabilecek önlemler;

1-     Uygun çeşit seçimi.

2-     Hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanmış tohum.

3-     Toprağın ilaçlanması.

4-     Çıkıştan önce uygulanan yabancı ot ilacının kullanılması.

5-     Normal ekime göre 750-1000 tohumun fazla kullanılması.

    6- EKİM DERİNLİĞİ VE DEKARA ATILACAK TOHUM MİKTARI

          Ekim derinliği ana ürün için 5-6 cm., II üründe 6-8 cm. olmalıdır. Dekara atılacak tohum miktarı ise çeşitlerin bin dane ağırlığına göre değişmekle beraber 2-2,5 kg /da tohum yeterli bitki sıklığını sağlamaktadır. 

    7- BİTKİ SIKLIĞI

            Hibrid mısır yetiştiriciliğinde bitki sıklığı çok önemlidir. Bitki sıklığı kullanılan çeşide, gübre miktarına, iklim ve toprak yapısına bağlıdır. Çıkışta istenilen bitki sağlanamazsa daha sonra yapılacak uygulamalar bu eksikliğin neden olacağı verim düşmesini ortadan kaldıramaz. Bunun için dekardan hasat etmeyi düşündüğümüz bitki sayısının % 10-15 fazlası sayıda tohum ekmemiz gerekmektedir. Yüksek bitki sıklığı, koçan bağlamayan bitki sayısını,yatmayı arttırır ve tane/sap oranını düşürür.

            Bitkilerin su ve gübre gereksinimini de artırır. Ana ürün için 70*25 cm. II. ürün için ise 70*20 cm. sıra arası ve sıra üzeri mesafelerinde olmalı; yani erkenci ve kısa boylu çeşitler için 7000 bitki/da, geççi ve uzun boylu çeşitler içinde 6000 bitki/da olmalıdır.

    8- GÜBRELEME 

            Mısır diğer tahıllara göre daha fazla bitki besin maddesi özellikle azot tüketen bir bitkidir. Mısır bitkisinin besin maddeleri yönünden en kritik dönemi çiçeklenme başlangıcıdır. Bu devrede bitki toprakta yeteri kadar besin maddesi ve su ister. Bu dönemde yapılacak bir uygulama hatası verimin tahmin edilemeyecek ölçülerde düşmesine neden olabilir.

            Ana üründe bitkinin topraktan alması gereken gübre miktarları dekarda saf madde olarak 21-24 kg /da saf azot, 9 kg/da saf fosfor, II üründe ise 18-21 kg /da saf azot, 9 kg /da saf fosfor uygulanması gerekir. Fosforun tamamı ile azot gübrenin bir kısmı ekimle beraber, azotun kalan kısmı ise bitki 40-50 cm (8-10 yapraklı dönemi yani 2. safha) iken, toprağa verilmelidir. Örneğin I. üründe 20-20-0 taban gübresi verilecekse 45 kg/da ekimle beraber, üst gübre olarak da Amonyum Nitrat (%33) verilecekse 36-45 kg/da uygulanmalıdır.

    9- BAKIM İŞLERİ

    9.1. Seyreltme ve Çapalama : Eğer tohum sık atılmışsa çıkıştan 10-15 gün sonra (4-5 yapraklı dönem) hemen seyreltilmelidir. Bitkinin büyüme konisi bu dönemde toprak seviyesinin altında olduğu için bitki kökten çekilerek seyreltme işlemi yapılmalıdır.

Bu dönemde çıkacak yabancı otlar çapalanmalı ve toprak yüzeyi hafifçe havalandırılmalıdır. Çapalama yapılırken genç bitkilerin köklerinin zarar görmemesine ve üzerlerinin toprakla kapanmamasına dikkat edilmelidir.

    9.2. Ara Çapası ve Boğaz Doldurma : Mısırın 8-10 yapraklı olduğu dönemde (40-50 cm.) ikinci azot uygulamasıyla beraber boğaz doldurma işleminde kullanılabilen çapa veya listerle boğaz doldurma yapılır. Destek köklerin toprakla temasının sağlanması için bu işlem mutlaka yapılmalıdır. Çünkü destek köklerin fosfor ve diğer besin maddelerinin alınımında ve yatmaya karşı destek sağlamada önemli rol oynamaktadır.

    9.3.Yabancı Ot Kontrolü : Mısırın çıkış ve ilk gelişme devresinde yabancı otlarla rekabeti çok zayıftır. Bu rekabet su, ışık ve besin maddeleri yönünden olmaktadır. Bu nedenle yabancı ot mücadelesi en kısa zamanda yapılmalıdır.

Yabancı otlarda mısırdan daha fazla suya ihtiyaç duyarlar. Yabancı otlar 1 kg. kuru madde üretimi için yaklaşık ortalama 500 litre suya ihtiyaç duyarlarken mısır 400 litre suya ihtiyaç duymaktadır.

Birçok yabancı ot mısırdan daha fazla besin maddesi depo ederler. Örneğin: Chenopodium sp. (sirken) mısırdan 2 kat fazla azot, 3 kat fazla fosfor ve mısır kadar potas depo eder. Bu nedenlerden dolayı rekabet ortamını mısır lehine en kısa zamanda çevirmek lazımdır.

    Yabancı otla mücadele iki türlü yapılmaktadır;

    9.3.1.Mekanik Mücadele: Çapa makinası veya el çapası ile yapıldığı gibi elle yolmak suretiyle yapılabilir.

    9.3.2.Kimyasal Mücadele:Yabancı otlarla mücadelede kullanılan herbisitler (ot öldürücüler) üç gruba ayrılır:

1-      Ekim öncesi kullanılanlar

2-      Çıkış öncesi kullanılanlar

3-      Çıkıştan sonra kullanılanlar  

    10- SULAMA

            Yapılan çalışmalarda ana ürün mısır tarımında en fazla su tüketiminin genellikle Temmuz ayında olduğu, bunu sırasıyla Ağustos ve Haziran aylarının izlediği; İkinci ürün  mısır yetiştiriciliğinde ise su tüketiminin Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında giderek arttığı belirlenmiştir. Sulama sayısı, toprak yapısı, sıcaklık, nem ve kuraklığa bağlı olarak değişmektedir.

    10.1. Kullanılan suyun en etkili olduğu periyotlar önem sırasına göre:

-İlk sulama, ikinci gübreleme ve boğaz doldurma işleminden hemen sonra (40-50 cm.veya 8-10 yapraklı dönem)

-Tepe püskülü çıkışından hemen önce

-Döllenme sonuyla süt olum dönemi arasında

-Süt olum döneminde sulanmalıdır. (Koçan püskülü oluşumundan 10-15 gün sonra)

* Kısıtlı su koşullarında yetiştirilen mısıra, tepe püskülü çıkışından hemen önce uygulanan sudan en yüksek yarar sağlar.

    10.2. Mısırın su ihtiyacını bazı usullerle belirlemek mümkündür;

1-Mısır bitkisine bakarak: Sabah saatlerinde yapraklar pörsüme ve kıvrılma görüldüğünde (soğan yaprağı gibi) sulamak gerekir.

2-Toprak tavının elle kontrolü yapılmak suretiyle: Kök derinliğinden alınan toprak elle sıkıldığında dağılıyorsa sulanmalı, dağılmıyor ve elde de iz bırakıyorsa suya ihtiyaç yok demektir.

3-Elektrikli rezistans ölçücüler yardımıyla

4-Tansiyometreyle

     11- HASAT

           Mısırın hasat olgunluğuna gelip gelmediğine tanelerdeki nem oranını ölçerek karar vermek en doğru yoldur. Ancak nem ölçme olanağı yoksa tanenin değişimine bakarak karar vermek mümkündür. Hasat zamanı gelmiş bir mısır bitkisinde tanenin koçanla birleştiği yerde (dibinde) siyah tabaka oluşur. Siyah tabaka önce tanenin koçanla birleştiği ve koçan kısmında başlar ve sonra tanenin dip tarafında oluşur. Bıçağınızla taneyi yardığınız zaman siyah tabaka kolayca görülebilir. Bir koçanın olgunlaştığı; koçan ortasındaki tanelerin en az  % 75’ inin siyah tabakaya sahip olunca kabul edilir.

Fizyolojik olgunluğa eren mısır taneleri yaklaşık % 35 oranda nem içerir. Bu dönemde tane normal gelişimini tamamlamıştır, elle hasat edilebilir. Fakat böyle yüksek nemde makineli hasat danelerin yumuşaklığı dolayısıyla hasat kaybını arttırır. Makine ile mısır hasadı için en uygun nem oranı % 21-28 arasıdır. En ideal hasat zamanı  (minimum kayıp ve kalitenin korunması açısından) tanedeki rutubet oranı % 25 dolaylarında olduğu zamandır. Mısırın hasat sırasındaki nemi depolamaya uygun değildir. Bu nedenle dane nemi kurutucularda % 13’ e düşürüldükten sonra depolanmalıdır. 

    12- MISIRIN KULLANIMI

            Mısır dünyada hayvan yemi olarak kullanımının dışında, doğrudan insan gıdası ve sanayide kullanılmaktadır. Sanayide şeker, şurup, nişasta, bira endüstriyel alkol ve viski yapımında kullanılmaktadır.

 

Çizelge 3. Mısırdan Elde Edilen Ürünler

Gıda Maddesi ve Gıda Endüstrisi Ürünleri

Hayvan Gıdası Ürünleri

Ekmek

Çerez

Ezme

İrmik

Dekstrin

Kabuk

Gluten

Konserve

Karma Yem

Haşlama

İçki sanayi mamülleri

Kırma

Kavurma

Nişasta

Kepek

Mısır Patlağı

Süt asidi

Silaj

Un

Şekerleme ve Çikolata

Melas

Yağ

Şurup

 

Diğer Fırın Ürünleri

Pastacılık Ürünleri

 

 

KAYNAKLAR

KIRTOK, Y., 1998, Mısır Üretimi ve Kullanımı, Ç.Ü.Z.K.Tarla Bit. Bl., Kocaoluk Basım ve Yayınevi, İstanbul.

CERİT, İ., SARIHAN, H., ŞEN, H.M., TURKAY, M.A., 2001 Mısır Yetiştiriciliği Çiftçi Broşürü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Adana

 

MISIR’DA ÇEŞİT SEÇİMİ 

            Yurdumuzda  değişik firmalar tarafından çiftçinin kullanımına sunulan yüzlerce hibrit mısır çeşidi vardır. Çeşit çokluğundan  mısır üreticisi, çeşit seçiminde güçlük çekmektedir. Üretici her yıl en iyi melezi ister. Fakat en iyi denebilecek tek bir melez yoktur. Melez mısır çeşitlerinin seçiminde göz önünde bulundurulması gereken faktörler şunlardır.

 

1-OLGUNLAŞMA SÜRESİ

            Ekilen hibrit mısır çeşitleri genel olarak; erkenci, orta erkenci ve orta geççi olmak üzere üç guruba ayrılırlar.

            Erkenci çeşitler genellikle orta geççi ve geççi meleze göre daha düşük verim potansiyeline sahiptir. Gelişme mevsimi kısa olan bölgeler veya yıllarda erkenci melez çeşitler tercih edilmeli ve bitkiler daha küçük olduğundan geççi melezlere göre daha sık ekilmelidir.

 

Çizelge: 1. Mısırın olgunlaşma periyodu

 

Olgunlaşma Gün Sayısı

En Erkenci

 

 

 

 

 

 

                        

  70

  75

  80

  85

  90

  95

100

Orta Erkenci

105

 

 

 

 

 

 

 

En Geççi

110

115

120

125

130

135

140

 

2-KOÇAN ÖZELLİĞİ

            Optimum koşullarda;

            1-     Tek ve iri, uzun koçan,

            2-     Koçanlar üzerinde iri ve çok sayıda tane meydana getiren,

            3-     Koçanda sıra sayısı,

            4-     Koçanları bitki üzerinde aşağı yukarı aynı seviyede oluşan, melez çeşitleri tercih edilmelidir.

 

 3-YATMAYA DAYANIKLILIK

            Günümüz koşullarında bitkilerin yatmaması kesinlikle istenen bir özelliktir .Çünkü hasat sırasında biçerdöver toprak yüzündeki koçanları toplayamaz. Bu nedenle verim kaybına neden olur ve biçerdöver sürücüsünü yorar.

4-ZARARLI VE HASTALIKLARA DAYANIKLILIK

 

5-SIK VE SEYREK EKİME TEPKİMESİ

            Genellikle sağlam ve kalın saplı dik yapraklı çeşitler sık ekime daha toleranslıdır. Yalnız şunu unutmamak gerekir ki ekim sıklığı arttıkça bitkide sap incelir ve koçan küçülür.

6-SICAK VE SOĞUĞA TOLERANS

        Yurdumuzda yaygın olarak mısır ekimi yapılan bölgelerin çoğunda soğuk problemi yoktur. Bunun yanında özellikle yaz ayları çok sıcak geçen  bölgelerde, sıcağa dayanıklı çeşitler tercih edilmelidir.

7-MELEZ DURUMU

            Tek melezler bitki boyu, koçan iriliği, yüksekliği ve diğer bitki karakterleri bakımından çok üniformdur, verim potansiyeli de diğer melezlere göre daha yüksektir. Ancak iklime ve diğer çevre koşullarına karşı tek melezler, diğerlerine göre biraz daha hassastır. Bölgeye has bir hastalık ve zararlı yaygınlaştığında, çift melezlere nazaran tek melezlerde daha büyük zarar yapabilir. 

            Çift melezlerin tozlanma periyotları daha uzundur. Kötü hava koşullarında bu durum kısırlığı azaltır ve verimi arttırır.

             Ancak çift melez ve üçlü melez bitkileri, tek melez bitkileri kadar genetik yapı bakımından birbirlerine o kadar çok benzemezler. Bunun için de bu melezlerin, tek meleze göre verimi düşüktür.

             Geniş ekim alanlarında bir kaç yere farklı melezin ekimi en garantilidir. Bu durum ortaya çıkabilecek bir riski minimuma indirir.

8-VERİM

            Çeşit seçiminde üretici, yüksek verimli mısır çeşidi ister. Hiç bir üretici  düşük verimli bir mısır çeşidini bilerek almaz. Bundan dolayı, hiç bir ticari melez  çeşidi yüksek verim potansiyeli olmadan her yıl başarıyla satılamaz.

            Herhangi bir çeşit seçiminde tek başına koçan sayısı, koçan büyüklüğü, koçanda sıra sayısı, koçan uzunluğu veya tane iriliğinin verimi etkileyeceği söylenemez. Her geçen yıl ıslah edilen çeşitlerin verim potansiyeli  artmaktadır. Yüksek verimli çeşitleri seçerken içinde bulunduğun iklimi, toprağı, yetişme periyodunu, yatma, hastalık vs. gibi faktörleri göz ardı etme. Bununla beraber günümüzdeki  melez mısır çeşitlerinin yıldan yıla farklı durumlar gösterirse de şaşırma.

 

NADAS ALANLARINDA BUĞDAY TARIMI

            Yıllık yağışın 400 mm.’nin altında olan kesimlerde özellikle yağış sularından bir kısmını ertesi yılın ürünü için toprakta biriktirme amacı güdülerek toprak bir yıl boş bırakılıp (nadas), ertesi yıl ekim yapılır.

Tarla Hazırlığı:

            Nadasa bırakılmış tarlalarda toprağı sonbaharda işlemenin herhangi bir yararı yoktur. İlk sürüm ilkbaharda mümkün olduğu kadar erken erken devrede (geç kalınması durumunda verimi % 60 azaltmaktadır.) tarla tavda iken yapılmalıdır. İlk sürümde kulağı küçültülmüş soklu pulluk kullanılmalı, mümkünse arkasına tırmık takılmalıdır. Sürüm derinliği 10-15 cm olmalıdır. İkinci sürüm (ikileme) yabancı ot gelişimine ve toprak yüzeyinin kaymak durumuna göre toprak tavı göz önünde bulundurularak 10-12 cm derinlikte yapılmalıdır. Bu işlemde kazayağı ve arkasına monte edilmiş tırmık, toprak kesekli veya otluysa diskaro da kullanılabilinir, gerekirse ikilemede olduğu gibi aynı aletlerle ve aynı derinlikte üçüncü sürüm’de yapılır. İkileme ve üçleme yapılmaması durumunda, ilkbaharda erken sürümün sağladığı kazanç ortadan kalkmakta ve verim % 40-55 arasında azalmaktadır. Ekimden önce yapılacak son işlemede ise derinlik 8-10 cm’e düşürülmelidir. Buğday ve arpa nadasla münavebeye girdiği gibi mercimek, nohut ve Macar fiği gibi baklagillerden sonra da ekilmektedir. Ön bitki baklagil ise hasattan sonra tarla gölge tavında iken pullukla 10-15 cm derinlikte kesek çıkarılmadan sürülür. Eğer gölge tavı kaçırılmış ise kazayağı-tırmık takımı ile Temmuz veya Ağustos ayında sürüm yapılır. Ekim öncesi kazayağı-tırmık takımı ile yüzlek bir sürüm yapılarak tarla buğday ekimine hazır hale getirilir.

Ekim:

            En uygun ekim zamanı, iklim şartlarına bağlı olarak 15 Eylül ve Ekim ayı sonudur. Ekim geciktikçe verim düşmekte ve ilk don tehlikesi artmaktadır.

            Ekim yapmak için sonbahar yağışlarını beklemek gereksizdir. Kuruya atılan tohumlarda yeterli çimlenme olmayacağından sonbahar yağışlarına kadar toprakta beklemesinin bir sakıncası yoktur. Hububatta en uygun ekim derinliği 4-6 cm’dir. Tohum ve gübreden tasarruf, düzgün çıkış için mibzerle ekim tercih edilmelidir. Mibzerle ekimde dekara ekmeklik buğdaylar için 16-18 kg , makarnalıklar için 20-22 kg tohum yeterli olmaktadır. Serpme ekimde ise ekmeklik buğdaylar için 21-25 kg, makarnalıklar için 25-27 kg tohum yeterli olmaktadır. Ekimde sertifikalı tohumluk kullanılmalı, tohum hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanmalıdır.

Gübreleme:

            Kullanılacak gübre miktarını tespit için en uygun yol, toprağı tahlil ettirmektir. Genel olarak buğdaya dekara 6-7 kg saf fosfor, 10-12 kg saf azot verilmelidir. Fosforlu gübrenin tamamı ekimle, azotlu gübrenin de üçte biri ekimle banda verilmelidir. Bu da 15 kg DAP gübresine eşdeğerdir. Azotlu gübrenin geriye kalan kısım da İlkbaharda (Mart ayında) Amonyum nitrat veya üre formunda kardeşlenme dönemi sonunda veya sapa kalkma başlangıcından önce uygulanmalıdır. Eğer serpme şeklinde gübre uygulanacaksa, gübreden yeterli fayda sağlanabilmesi için gübrenin mutlaka ekimden önce toprağa karıştırılması gerekir.

Yatma ve Kontrolü:

            Yatmanın geleneksel anlamdaki kontrolü kısa boylu çeşitler yetiştirmek, aşırı azot ve su uygulamalarından kaçınmaktır. Erken dönemlerde meydana gelen yatmalarda bitki tekrar düzelebilmektedir. Ancak geç dönemlerde, özellikle başaklanmadan sonra meydana gelen yatmalar çok etkili olup, bitki bunu telafi edememektedir.

Yabancı Ot ve Kontrolü:

            Yabancı ot zararına karşı buğdayın en hassas devresi kardeşlenme dönemidir. Bitki iki üç yapraklı duruma ulaşınca, tarladaki yabancı ot gelişme durumu izlemeye başlanır. Kış mevsimi öncesi yabancı otların gelişme durumunun bir kez kontrol edilmesi yeterlidir. İlkbaharda kardeşlenme döneminde yabancı otların gelişme durumu dikkatle izlenmeli, haftada bir kez kontrol edilmelidir. Yabancı otla mücadele gereken alanlar küçük, iş gücünün ucuz olduğu yerlerde elle mücadele tercih edilmelidir. Geniş üretim alanlarında, kimyasal mücadele kısa sürede yabancı ot mücadelesi sağlayan en etkin yol herbisit kullanmaktır. Mücadelede başarı sağlanabilmesi için tarladaki yabancı otların belirlenmesi ve bunlara etki edecek yabancı ot ilacının seçilmesi gerekir. Sürekli aynı ilacın kullanılması, yabancı otların ilaçlara karşı dayanıklılık kazanmasına neden olur. Geniş ve dar yapraklı yabancı otlara karşı seçici yabancı ot ilaçları, buğdayın üç yaprak olduğu dönemlerde başlamak üzere sapa kalkma dönemi başlangıcına kadar güvenilir şekilde uygulanabilir.

Hastalık ve Zararlılar:

Hastalıklar:

Sürme(Kör):Bir başak hastalığıdır. Sürmeye yakalanan buğday bitkileri, başaklar süt olum devresine gelinceye kadar tarlada sağlamdan ayırt edilmez. Etrafı kavuzlar ile sarılı kör taneler parmaklar arasında ezildiğinde siyah-kahverengi bir toz kütlesi çıkar. Bu hastalığın sporlarıdır. Hastalığın yayılışı ve hayatını devam ettirmesi bu sporlar ile olur. Harman sırasında hastalıklı taneler ezilerek , ortaya çıkan sporlar sağlam tanelere bulaşır. Bu hastalıkla en etkili yol kuru tohum ilaçlamasıdır.

Rastık: Tarlada hastalık sağlam bitkiler çiçeklenme devresinde iken görünmeye başlar. Rastıklı başaklar siyah toz yığını halinde kolayca görülür. Hastalıklı başaklarda genel olarak hiç tane teşekkül etmez. Rastıkla en etkili mücadele, hastalıkla bulaşık tarladan tohum alınmamalı ve tohumların ilaçlanmalıdır.

Zararlılar:

Süne:Yaklaşık 1 cm boyunda, toprak renginde, yassı vücutlu bir böcektir. Sünenin de zarar şekli kımıl a benzer. Yani hem sapı hem de taneleri emerek ekinlerde zarar yapar. Erken olgunlaşan çeşitlerin yetiştirilmesi süne zararını azaltmak için önemli olmaktadır. Buğdayın normal ekim sıklığı ve vejetasyon dönemi içerisinde, m²’de 1-3 kadar süne görülmesi durumunda, organofosfatlı bileşikli ilaçların kullanılmasıyla mücadele yapılır.

Kımıl:Yaklaşık 1 cm uzunluğunda, üst kısmında koyu lekeler olan, genellikle açık kirli sarı renkte bir böcektir. Mücadele yapılmadığında %100 zarar verir. Kışlamış kımıl erginleri kardeşlenme döneminde hububatı kök boğazının üstünden emerek göbek kurusu zararı yapar ve böylece başak bağlamaz. Yine bu kışlamış erginler başaklanma döneminde başak sapını emerek bitkinin tane bağlamasını engel olurlar. Erginleri de başaktaki tanelerle beslenerek tohumluk vasfının kaybolmasına neden olurlar. Mücadelesi süneye benzer.

Hasat ve Depolama:

            Buğday hasadı geleneksel olarak orak ve tırpanla yapılırken, günümüzde biçerdöverlerle hasat yapılmaktadır. Hasatta dikkat edilecek ilk husus, hasat zamanının doğru seçilmesidir. Hasadın çok erken yapılması durumunda, taneler kavuzda kalacağı, tanenin buruşuk olacağı, kurutmanın zorlaşacağı gibi olumsuz durumlar unutulmamalıdır. Hasatta gecikme başakların kırılması, tane dökülmesi ve tanelerin kırılması suretiyle önemli ürün kayıplarına neden olur. Biçerdöverle hasatta tanedeki nem oranı %13-15 dolaylarında olduğu yani bitkiler tümüyle sararmış, başaklar el içerisinde kolaylıkla harman edildiği dönemde yapılır.

Depo yerleri, toprak kuyulardan çelik silolara kadar çok çeşitli şekillerde ve özellikte olabilmektedir. Ürün depo yerine konmadan depo yerleri iyice temizlenmeli, gerekirse ilaçlanmalıdır. Güvenilir depolama için taneler tercihen %12 ve daha aşağı nem içermelidir.

 

NOHUDUN KULLANILMA ALANLARI

A-Yemeklik Olarak Nohuttan Faydalanma;

            Nohut,protein ve karbonhidrat bakımından çok zengin olduğu için,fasulye gibi hem etin hem de ekmeğin yerini tutmakta ve çok çeşitli yemekler yapılmaktadır.Taze körpe,yeşil nohut daneleri de çerez olarak yenilmektedir.

B-Yemlik Olarak Nohuttan Faydalanma;

            Nohut insan yiyeceği olarak kullanıldığı gibi,aynı zamanda önemli bir hayvan yemidir. Bilhassa kuru nohut daneleri yem rasyonlarında değerli bir karışım oluştururlar. Koyu renkli,küçük daneli, kalın kabuklu nohutlar önemli hayvan yemleri arasındadır.

C-Sanayide Nohuttan Faydalanma;

            Nohut sanayide kullanıldığı yerler leblebi sanayinde, suni kahve ve lokum sanayinde kullanılmaktadır.

BESİN VE SAĞLIK DEĞERLERİ

            Nohut %21.5-23.9 arasında protein ihtiva ettiği gibi, mineral maddelerden özellikle Kalsiyum ve Fosfor yönünden oldukça fazla,vitaminlerce de çok zengin bulunması dolayısıyla asırlardır insan beslenmesinde büyük rol oynamıştır.İnsan beslenmesinin yanında, hayvan besiciliğinde de oldukça fazla miktarda kullanılmaktadır.

            Nohutlarda dane renginde beyazdan siyaha kadar 20 renk tespit edilmiştir.Nohut renkleri açıldıkça değeri artmaktadır. Renkli tohumların şişmeleri zor, kabukları kalındır. Bunlar daha çok yemlik çeşitlerdir.Renksiz tohumlar genellikle iri daneli tohumlar olup yemeklik olarak kullanılmaktadırlar.Renkli tohumlar küçük daneli olmaktadırlar. Yemlik, koyu renkli tohumların protein miktarları yemeklik tohumlardan fazladır.

İKLİM İSTEKLERİ

            Kurak ve yarı kurak bölgelerin bir bitkisidir. İklim istekleri bakımından mercimekten sonra kurağa ve sıcağa en dayanıklı bir yemeklik baklağil bitkisidir.

            Yetişme süresi bahar ekimlerde 90-120 gün,kışlık ekimlerde 160-180 gün civarındadır.Nohudun toprakta çimlenebilmesi için toprak ısısının +5 C°’nin üzerinde olması şarttır. Toprak ısısı +3 C°’ye düştüğü zaman tohumların çimlenmesi imkansızlaşır. Nohut danelerinin çimlenebilmesi için ortalama 15-30 C° sıcaklığa ihtiyaç vardır. 26 C°’yi aşan sıcaklık dereceleri çimlenme üzerine olumsuz etkide bulunmaktadır. Yüksek sıcaklık dereceleri nohut bitkisinde yaprak sayısını arttırmaktadır. Nohut türlerinin optimum sıcaklık istekleri 18-26 C° arasında değişmektedir. Optimum üzerindeki yüksek sıcaklık dereceleri nohutta;gövdenin zayıf olmasını, daha az dal oluşturmasını teşvik etmektedir. -2 ile –4 C°’ye hatta bazı çeşitlerde -16 C°’a kadar tahammül ederler. Fazla nemden hoşlanmazlar. Yağışlı mevsimlerde mantari hastalıklara ve kök çürüklüğüne yakalanarak verimleri düşük olur.

TOPRAK İSTEKLERİ

            Nohut toprak istekleri yönünden fazla seçici değildir.Fakat nohut en iyi kumlu-tınlı topraklarda yetişir. Yemeklik baklağiller içinde kirece tuzluluğa en dayanıklı bir bitkidir. Fazla asitli topraklardan hoşlanmaz. Toprak reaksiyonu pH=7.5-8.0 arasında olmasını isterler. Genellikle çiçeklenme döneminde yağış ve yüksek nem istemezler. Fazla kireçli topraklarda yetiştirilen nohutların daneleri sert olmakta ve zor pişmektedir.

TOPRAK HAZIRLIĞI

            Kuru ziraat sisteminin uygulandığı bölgelerde toprağın fazla işlenmesine gerek yoktur.Bu nedenle toprak derinliğinin 10-15 cm arasında olması kafi gelmektedir. Ağır karakterli,fena havalanma özelliğine sahip olan ve solgunluk hastalığının yaygın olduğu bölgelerde derin sürüm önerilir.

            Hububat anızına ekim yapılacaksa ilkbaharda yüzlek bir sürümle hububat saplarının toprağa gömülmesi sağlanır.İkinci sürümden sonra ekim gerçekleştirilir. Bu ikileme de kazayağı ve kırlangıç kuyruğu gibi aletlerle yapılmalıdır. Toprak ve su erozyonundan korkuluyorsa en ideal sürüm sonbahardır.

GÜBRELEME

            Nohut bir baklağil bitkisi olduğundan azot ihtiyacının önemli bir kısmını köklerindeki Rhizobium denen bakterilerin oluşturduğu yumrucuklardan sağlar. Bu yüzden azotlu gübreye ihtiyacı azdır.Ekim zamanı azotlu ve fosforlu gübre verilmeli eğer toprağın ihtiyacı varsa bir miktar potasyum ve kireçte verilmelidir. Genellikle dekara 1-3 kg Azot(Amonyum sülfat veya Amonyum nitrat halinde),2-6 kg fosfor (Süper fosfat halinde),3-4 kg potasyum ve 10-15 kg kalsiyum halinde ekimle birlikte veya bir hafta önce tarlaya serpilmek ve hafif tırmıkla karıştırılmak suretiyle verilmelidir. Çok fakir ve kumlu topraklarda nohuttan önce yetiştirilen bitkiye 2 ton ahır gübresi verilmesi iyi sonuç alınmasını sağlamaktadır.

EKİM ZAMANI

            Kışların sert geçmediği yerlerde kışlık olarak ekilir. İlkbaharda ekiliş Şubat ayının ikinci yarısı ile Nisan ayı başı,bazı yerlerde ise antraknoz dan kaçmak amacıyla Mayıs ayına kadar kaydırılmaktadır. Genel kaide olarak ekimin,ilkbaharın son donlarından bir hafta önce yapılması tavsiye edilir.

EKİM TEKNİĞİ

A-Serpme Ekim

B-Sıra Usulü Ekim

C-Ocak Usulü Ekim

En yaygın olarak serpme ekim kullanılmaktadır.Bu ekimin mahsuru;

- Daha fazla tohum kullanılmakta,

- Üniform bir çimlenme sağlanamamaktadır.

En ideal ekim metodu tohum ekme makineleriyle sıraya ekim’dir. Sıra arası mesafe 20-30 cm,sıra üzeri 10-15 cm arasında değişir. Ekim derinliği (sıraya ekimde) 5-6 cm olmalıdır. Tohumlar daha derine ekilecek olursa (10 cm );

- Çimlenme zamanı gecikir,

- Bitki başına düşen bakla ve çiçek sayısı azalır,

- Çiçeklenme yavaş seyreder.

Bitki büyüklüğüne göre sıralar arası dar yada geniş tutulmalıdır. Bu durumda;

- Çapalamada,

- Yabancı otlarla mücadelede,

- Hasat kolaylığı sağlamada,

- Birim alandan elde edilen verimin artması sebep olmakta,

ve dolayısıyla sıraya ekim tercih edilmelidir.

Tohumluk miktarı m²’ye 30-40 çimlenebilir tohum üzerinden hesaplanmalıdır.

Serpme ekimde dekara 10-12 kg,sıraya ekimde ise ortalama 3-10 kg tohum atılmalıdır.

ÇAPA VE OT KONTROLÜ

            Nohut ekime müteakip 10-15 gün içerisinde toprağın yüzüne çıkar. Bitki 8-10 cm ulaştığı ve 3-4 yapraklı olduğunda birinci çapalamayı yapmak gerekir. Yabancı otların temizlenmesine,her otlanmada,ot alma ve çapa işine devam etmek gerekir.

            Çiçeklenme zamanından hemen önce bitkiler 20-25 cm boy aldıklarında, yüzlek ekilişlerde kültivatörlerle bitkilerin hafifçe kök boğazına doldurma iyi netice vermektedir.

SULAMA

Kuru tarım bitkisi olduğundan sulama düşünülmez., çok kurak geçen yıllarda ;

-Çiçeklenme öncesi,

-Dane doldurma devresinde,

Yapılacak sulama verimi arttırır. Ancak fazla sulama toprak patojenleri zararını arttıracağı, hassas çeşitlerde yağmurlama sulamanın antraknoz gelişimi teşvik edeceği unutulmamalıdır.

HASTALIKLAR

ANTRAKNOZ (Mycrospharella rabici)

            Ascohyta rabici Labr.mantarı tarafından meydana çıkarılır. Bu hastalığa yakalanan nohutların baklalarında lekeler bulunur. Bu lekeler içinde de ufak siyah lekeler halinde hastalık amilinin piknitleri vardır. Hasta bitkiler solgun yeşil renkte görünürler.

            Bitkinin gövde ve dalları lekelerin bulunduğu yerden kırılırlar. Arız bulunan yer görev yapamaz ve kurur. Bu hastalığa köylüler “Bulut çaldı” demektedirler.

            İlkbahar ve yaz başlarında sık ve bol yağış olan yıllar ve bölgelerde, sulama uygulanan yerlerde ve nispi nemi fazla olan yörelerde bu hastalık çok büyük zararlar yapmaktadır. Hastalık tohumdan ve hastalıkla bulaşık olan tarlalardan yayılır.

Mücadelesi:

    a- Temiz tohum kullanmak,

    b- Aynı tarlayı en az iki yılda bir nohut gelecek şekilde münavebe uygulamak,

    c- Hasadı takip eden sürede nohut danelerini 7-8 gün süre ile güneş altında kurutmak.

    d- İlaçlı mücadele.

     

HASAT HARMAN

            Nohutta dane dökme problemi yoktur. Yapraklar ve meyve (çakıldaklar) saman sarısı bir renk aldığında elle hasat edilir. Sökülen bitkiler tarlada yığın halinde kurumaya terk edilir. Daha sonra harman marinalarıyla veya sopa ve dövenlerle harmanlanan ürün rüzgarda savrularak danelerin ayrılması sağlanır.

DEPOLAMA

            Nohut konulacak depo,mutlaka temiz ve zararlılara karşı ilaçlanmış olmalıdır. Depolanacak nohutta danede su oranı %13.5’in üzerinde olmamalıdır. İyi depolama yapılmadığında nohutta %25 ağırlık kaybı olmaktadır.

 

SİLAJ NEDİR ?

            Yeşil yemlerin turşulaştırılmasına SİLAJ denir.Yeşil ve suca zengin yemlerin iyice sıkıştırılarak ve üzeri örtülerek havasız bir ortamda muhafaza edilmesi sonucu silaj elde edilir.

NEDEN MISIR SİLAJI ?

            Mısır silajı diğer silaj çeşitlerine göre daha kolay yapılabildiği ve karbonhidratlarca zengin iyi bir besin olduğundan ilk defa silaj yapacak olanlara özellikle tavsiye edilir.

SİLAJ YERİ NASIL HAZIRLANIR ?

            Çok çeşitli silo tipi olmakla beraber az miktarda silaj yapılacaksa, yapım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle , toprak üstünde , plastik örtülerle yapılan silaj tavsiye edilir. Bu amaçla ahıra yakın, ancak su kaynaklarından uzak (suların kirlenmemesi için ), sert zeminli ve hafif meyilli (% 1-2 ) bir yere 3-4 metre genişliğinde ve mevcut silaj miktarına göre 5-15 metre uzunluğunda bir yer seçilir. Bu yer temizlendikten sonra üzerine 10-15 cm. kalınlıkta sap veya saman serilir. Ancak zemine kesinlikle plastik örtü serilmemelidir. Ayrıca üzerine örtmek üzere 6 metre genişlikte ve yeteri kadar uzunlukta plastik örtü malzemesi de hazır bulundurulmalıdır.

SİLAJLIK MISIR NASIL OLMALIDIR ?

            Silaj yapılacak mısır mutlaka mibzerle sıraya ekilmelidir. Ancak sıra üzeri mesafe dar tutularak dekardaki bitki sayısı iki katına çıkartılmalıdır. Mısır ekiminden 90-100 gün sonra daneleri hamur olum dönemindeyken silaj makinesi ile biçilmelidir. Mısır bu dönemde tarlada nem oranı %75-80 kadardır. Silaj yerinde nem oranı %70 i geçmemelidir. Aradaki % 10 luk nem kaybı mısırın biçilip taşınması sırasında kendiliğinden meydana gelir.

SİLAJ YAPMADA GEREKLİ ALET VE MAKİNELER

            Silaj makinesi , mısır silajı yapmak için özel olarak yapılmış makinelerdir. En uygun olarak kullanılan silaj makinesi traktörün arkasına 3 nokta bağlantı düzeni ile bağlanan , hareketini traktörün kuyruk milinden alan tiplerdir. Silaj makinesinin arkasına ise çift akslı (4 tekerlekli) ve kenarları ilavelerle yükseltilmiş römork takılır. Römork çeki oku ile silaj makinesinin arkasına takıldığından tarlada çalışma sırasında dolan römorkun çıkartılıp yerine boş römorkun takılabilmesi için römorkun çift akslı olması şarttır. Römork dolduktan sonra boş olan yedek römorkla değiştirilip biçime devam edileceğinden 2 römork ve 3 traktörün silaj yapılırken hazır bulundurulması da işlerin aksaması için önemlidir.

SİLAJIN DOLDURULMASI VE ÖRTÜLMESİ

            Silaj makinesiyle hasat edilen mısır, bekletilmeden römorklarla getirilerek hazırlanan bu yere 25 cm. kalınlıkta ince tabaka halinde serilir. Koçanlı mısır silajı yapılıyorsa katkı maddesine gerek yoktur. Şayet koçansız mısır silajı yapılıyorsa 1 ton için 40-50 kg. buğday veya arpa kırması eşit şekilde serpilir. Ayrıca 1 ton silaj için 5 kg. tuz serpilmesi gereklidir. Sonra ağır bir traktörle üzerine çıkılarak, ileri-geri yavaş yavaş gidilerek içinde hava kalmayacak şekilde iyice sıkıştırılır. Her kat serildikten sonra aynı şekilde tuz serpilerek traktörle sıkıştırılır. Bu şekilde sıkıştırılan mısır hasılının yüksekliği 1 metreyi geçmemelidir. Silajın en üst kısmına kubbemsi bir şekil verilerek üzeri plastik örtü ile örtülür. Kapatma işlemi herhangi bir nedenle ertesi güne kalacaksa silajın üzeri geçici olarak örtülür. Plastik örtünün etekleri hava sızmaması için bastırılır ve üzerine 15-20 cm kalınlığında ufalanmış toprak, plastik örtüyü yırtmadan dikkatlice serilir. Örtünün üzerine serilen bu toprak su ile ıslatılmalıdır. Böylece örtünün güneşle teması kesilerek yıpranması ve yırtılması önlenir. Eğer bu toprağa bir miktar arpa ekilirse kısa sürede çimlenen arpa kökleri ile silo üzerindeki toprağın rüzgar ve diğer etkenlerle uçup gitmesi engellenmiş olur. Toprak ile kapatılan silonun plastik etekleri toplanmalı ve silonun kenarları eğim istikametinde dar bir yağmur kanalı ile çevrilmelidir. Yağmur ve kar sularının silaj içine girmesini önlemek için bu zorunludur.

SİLAJIN AÇILMASI

            Silajın açılması için olgunlaşmasını tamamlaması gerekir. Olgunlaşma süresi için en az 45 gün, en uygun 60 gündür. Bu süreden sonra bir kenarından açılıp yedirilebilir.Olgunlaşmış silaj , yeşilimtırak sarıdan koyu yeşile kadar değişen bir renk alır. Ekşi ve kendine has bir kokusu vardır. Silajda istenmeyen bir tereyağı asidi ve küf kokuları olmamalıdır. Silaj günlük olarak hayvanlara yetecek kadar alınır. Üzeri plastik örtü ile tekrar örtülür. Bu işleme silaj bitinceye kadar devam edilir. Silajdan günlük ihtiyaçtan fazla yem çıkartılmamalıdır. Çünkü silaj iki günden gazla açık kalırsa kararır ve bozulur. Silaj, hayvanlara yedirilmeye başladıktan sonra bitinceye kadar devamlı yedirilmelidir.

SİLAJ HAYVANLARA NE KADAR YEDİRİLMELİDİR

Yemler hayvanlara iki ayrı amaç için verilir. Bunlar ;

Yaşama payı

Verim payı

Kuru ot ve saman gibi yemler yaşama payı için verilirken, kesif yemler, küspe ve dane yemler verim payı olarak verilirler. Silaj ise hem verim, hem de yaşama payı için verilen yegane yemdir. Örneğin; 15 litreye kadar süt veren ineklerin yem ihtiyaçları sadece silajla karşılanabilir.

Günlük Rasyon içinde Hayvanlara Verilecek Silaj Miktarı :

Süt Sığırlarında günde 10-35 kg.

Besi danaları ve düvelerinde günde 6-10 kg

Koyun ve keçilerde günde 4-6 kg

 

FİĞİN ÖNEMİ

-Kışlık ve yazlık ekilebilen tek yıllık baklagil yem bitkileridir.

-Fiğ otu çok lezzetli ve besleyicidir.

-Her türlü hayvan beslenmesinde başarı ile kullanılabilir.

-Fiğ danesinin besin değeri yüksek olması sebebiyle kırılarak ta hayvan yemi olarak kullanılır.

-Fiğ samanı hayvan için çok faydalıdır.

-Fiğ çok iyi bir silaj (silo) yemidir.

-Fiğ toprağın, rüzgar ve su erozyonu ile taşınıp gitmesini önler.

-Fiğ toprağı yormayan bir bitkidir.

-İyi bir yeşil gübre bitkisidir.

-Fiğ toprağa bıraktığı kök ve anız artıkları ile toprağın organik madde ve azot oranı arttırır ve yapısını düzeltir.

-Fiğ tohumluğu kuru ve temiz bir yerde saklanması halinde çimlenme yeteneğini 10-15 yıl koruyabilir.

-Fiğ türleri yatık ve yarı yatık geliştikleri için tahıllarla(arpa-buğday-çavdar) karışık olarak ta ekilerek, hem yemin kalitesini artırır, hem de bitkiye destek sağlamış olur.

TARIMSAL YÖNDEN ÖNEMLİ BAŞLICA FİĞ TÜRLERİ;

-Adi fiğ -Macar fiğ -Tüylü fiğ -Koca fiğ -Burçak

-Ülkemizde en çok yetiştirilen ve tanınan türler Adi fiğ ve Macar fiğidir.

-Kıyı bölgelerimizde özellikle Adi fiğ veya Tüylü fiğ tercih edilmelidir.

Adi Fiğ

-Nemli ve serin yerlerde iyi gelişme gelişme gösterir.

-Kurağa oldukça dayanıklıdır.

-Kışa dayanma gücü -8° C olup, daha düşük derecelerde donmaktadır.

-Kışları ılıman geçen bölgelerde sonbaharda ekim yapılır ve erken ilkbaharda biçime gelir.

-Yüksek bölgelerde erken ilkbaharda ekilmelidir.

-Nisan-Mayıs ayında ekimi yapılan Pamuk-Mısır ürünleri için iyi bir ön bitki olarak toprak değerlendirilmiş olur.

-Derin, kalkerli, killi ve verimli topraklarda yüksek verim alınır.

-Kumlu ve hafif topraklarda iyi gelişim gösteremezler.

-Fiğ çiçekleri menekşe-mor renklidir.

-Kıraç şartlarda 40-50 cm, sulanan yerlerde 40-200 cm’ ye kadar boylanabilir.

Tarımda Kullanılan Başlıca Adi Fiğ Çeşitleri

Kubilay-82: Erkenci bir adi fiğ çeşididir. Ot için hasattan sonra ana ürün ekime uygundur. Tohum üretiminden sonra II. ürün bitkileri ekilebilir. Ot ve tohum verimi yüksektir.

Ürem-79: Orta geççi bir çeşittir. Hasattan sonra, II. ürün bitkileri ekilebilir. Daha çok kı